KİTAP KULÜPLERİ

KİTAP KULÜPLERİ

...

YENİ BİR SOSYALLEŞME AKIMI : KİTAP KULÜPLERİ

 

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Öyle ki, insan ancak sosyalleşerek toplum içinde var olur. Bir yandan toplum bireyi inşa ederken, diğer yandan birey de tutum ve davranışlarıyla topluma yön verir. 

Dolayısıyla sosyalleşme, bir varoluş sürecidir. Bu varoluşum formunun başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için uygun yol ve yöntemlerin de bulunması gerekir. 

Görünen o ki; son zamanlarda kitap kurtları için sosyalleşmenin yeni ve heyecan verici bir yolu bulunmuş; kitap kulüpleri !

Uzunca bir süre, ülkemizde “okurluk”; neyi, hangi derinlikte okuduğunuza bakılmaksızın okuduğunuz kitap daha doğrusu roman sayısı ile ölçülürdü. Bitirmenin anlamaktan daha önemli olduğu bu okuma yarışı galiba sona eriyor. Artık, bir romanı okumuş olmak değil, tartışmış ve tahlil etmiş olmak daha büyük bir önem arz ediyor. 

Ben de mensubu olduğumun kurum bünyesinde kurulmuş olan bir kitap kulübüne üyeyim. Birkaç tahlil toplantısını kaçırmış olsam da katıldığım toplantılardaki tüm yorumları dikkatle dinledim ve sıram geldiğinde elimden geldiğince detaylı ve derinlikli tahliller yapmaya çalıştım. Maalesef, kitap kulübünün tahlil toplantılarında aktif katılım sağlayan üye sayısı çok az oldu. Umarım, ilerleyen dönemlerde her katılımcı yorum ve tahlil yapma konusunda daha istekli ve azimli olur. 

Kitap kulübü tecrübelerim, gerçekten çok ufuk açıcı oldu. Birçok romanda fark etmediğim, önemsemediğim ya da üzerinde durulmaya layık görmediğim noktaların; farklı bir okurun gözünden dinleyince aslında ne kadar değerli olduklarını ögrendim. 

Okuduğumuz kitaplar yüzlerce sayfadan oluşsa da kısa süre içerisinde hafızamızdan silinip giderler. Bu anlamda okumak su üzerine yazı yazmak gibidir. Siz daha yazacağınızı tamamlamadan bir kısmı suyun yüzeyinden kayboluverir. Neticede, okuduğumuz eserden elimizde üç beş cümleden başka bir şey kalmaz. Oysa, kitap kulüplerinin sunduğu deneyim, adeta kitabı yeniden okumanızı hatta yaşamanızı sağlıyor. 

Artık benim için okunan kitap sayısı değil, tahlil edilmiş olan kitap sayısı önemli. Hatta şuna kanaat getirdim: Etkileyici yerleri işaretlenmiş, önemli cümlelerin altı çizilmiş, kenarlarına notlar alınmış olsa bile aynı kitabı okumuş kişilerle tartışılmamış ve tahlil edilmemiş bir okuma, eksik bir okumadır ve tahlil masasına yatırılmadığı sürece de eksik kalmaya mahkumdur. 

Bugün içinde bulunduğumuz yapay zeka çağında artık istediğimiz konuda bilgi metni elde etme imkanına sahibiz. Fakat şunu unutmamalıyız ki, bilgiye ulaşmış olmak, bilgiyi idrak etmiş olmak anlamına gelmiyor. Her ne kadar, istediğimiz hastalık ve belirtileri ile ilgili soru sorup cevap alma imkanına sahip olsak da bu cevabın nasıl yorumlanması gerektiği ve başka hangi soruların sorulması gerektiği yine meçhul. Bu koşullar altında artık bilgiye ulaşmanın değil bilgiyi yorumlamanın çok daha önemli bir beceri olduğu söylenebilir. İşte kitap kulüpleri sağladıkları ortamın verimliliği ve etkinliği ölçüsünde yorum ve tahlil becerisini geliştirebilecek en uygun yöntemlerden birini sunuyor. Bu yönüyle kitap kulüpleri, günümüz insanını aslında hayata hazırlama fonksiyonuna da sahip. 

Kuşkusuz, kitap kulüpleri de beşerî bir organizasyon olduğundan birçok iletişim çatışmasına gebe. Özellikle kitap seçiminde her üyenin kendi tercihlerini gruba yansıtmak istemesi, yorum yapma sırasının gözetilmemesi, çok uzun ya da çok kısa yorum yapılması, eser okunmadan tahlille gelinmesi, tahlil oturumu bitmeden farklı konularda sohbet edilmeye başlanması gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Elbette, bu kusurları da olgunlaşma sürecinin bir gelişimi olarak görmek gerekir. Sonuçta, kültürlerde tıpkı insanlar gibi olgunlaşarak var olurlar. 

Kitap kulüplerinin, PİSA kriterleri açısından okuduğunu anlama seviyesine büyük katkılar sunması da sürpriz olmaz. Tabi ki, bu konuda bir kanaat bildirebilmek için mutlaka bilimsel çalışmalara ve istatistiki verilere ihtiyaç vardır. 

Kitap kulüplerinin gelişimine katkı sunmak için bu konuda yarışmalar düzenlenmesi de düşünülebilir. Belki, kitap kulüpleri arasında yarışmalar hatta turnuvalar düzenlenebilir. Böylece, kitap okumak sadece keyif almaya yönelik bir etkinlik olmaktan çıkarak bir beceri sergileme sanatına dönüşebilir. 

Okumak ve anlamak, hayata yansımadığı sürece beyhude bir çabadır. Kitap kulüpleri, okunanların daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir ancak bunun hayata yansıtılabilmesi, kitap kulüplerini aşan bir iştir. 

Yine de kitap kulüpleri, birçok konuda daha verimli ve sağlıklı toplumsal tartışmaların yürütülmesini sağlayabilir. 

Kitap kulüplerinin, yeni yeşeren bir kültür tomurcuğu olarak çiçek açıp güzel kokular yayabilmesi desteklenmelerine ve önemsenmelerine bağlıdır. Tıpkı binalar gibi, kültürel sosyal yapılarda bir planlama ve inşa sürecine muhtaçtırlar. Aksi takdirde, daha açmadan solup gidebilirler. 

 

 



Anahtar Kelimeler: KİTAP KULÜPLERİ