Berat kandili: Arınmanın ve yüklerden kurtulmanın Gecesi
Berat; yükten kurtulmak, temize çıkmak, affa mazhar olmak demektir. Berat kandili ise sadece geçmişin muhasebesini yapmak değil, bugünü ve yarını yeniden inşa etme çağrısıdır. Bugün Müslümanlar olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de tam olarak budur: Arınmak, barışmak ve doğrulmak.
Yüce Allah (CC) hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: ‘’Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah(CC) onların durumunu değiştirmez. ”(Ra’d,11)
Bu ayet-İ kerime bize açıkça şunu söyler: Değişim dışarıda değil, kalpte başlar. Kinle, adaletsizlikle, duyarsızlıkla kirlenen kalpler temizlenmedikçe toplumlarda temizlenmez.
İslam peygamberi Hz. Muhammet(S.A.V) ise Berat gecesinin ruhunu bizlere şu mübarek hadisiyle hatırlatır: ‘’Şaban ayının on beşinci gecesi Allah(CC) kullarına nazar eder; müşrik ve kalbinde kin bulunan kimse hariç herkesi affeder.”(ibn Mâce) Bu hadis-İ şerif günümüz Müslümanına güçlü bir mesaj verir: Affın kapısı açıktır amma kinle kilitlenmiştir.
Bugün bu çağrıya en çok muhtaç olan yerlerin başında Gazze gelmektedir. Zulmün, adaletsizliğin ve insanlığın sınandığı Gazze’de akan her damla kan, bizlere kinle değil merhametle, sessizlikle değil adaletle saf tutmamız gerektiğini hatırlatıyor. İşte bu anlamda Berat, sadece bireysel arınma değil; mazlumun yanında durma, zalime karşı kalbi ve dili temiz tutarak hakikati savunma gecesidir.
Bugün birbirine tahammül edemeyen, ötekileştiren, kıran ve yıkan bir dilin hâkim olduğu bir dünyada Berat kandili kalpleri yumuşatma çağrısıdır.
Hülâsa… Bu gece, sadece dua eden değil; kinini bırakan, hatasını fark eden, hakkı gözetmeye niyet edenler için gerçek bir Berat gecesi olsun. Çünkü affedilmek isteyen önce affetmeyi öğrenmelidir. Kandilimiz mübarek olsun.